|
Tweet |
“Maaş artışı ile refah artışı aynı şey değil”
Özalp, enflasyon oranındaki yükselişin ücretlere yansıtılmasının öncelikle vatandaşın satın alma gücündeki kaybı telafi etmeye yönelik olduğunu ifade etti. Bu nedenle enflasyon kadar yapılan artışın refah artışı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özalp, özellikle sabit gelirli kesimlerin ekonomik koşullar nedeniyle zorlandığını söyledi.
“Geçmişteki kayıplar da telafi edilmeli”
Memur ve emeklilerin yalnızca içinde bulunulan dönemin enflasyonuna göre değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Özalp, geçmiş yıllarda ortaya çıkan gelir kayıplarının da dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Özalp, “Bir vatandaşın maaşı enflasyon kadar artıyor ancak aynı dönemde temel ihtiyaçlarının maliyeti de aynı oranda yükseliyorsa, burada gerçek anlamda bir refah artışından söz edemeyiz. Memurun ve emeklinin ekonomik şartları yalnızca enflasyon hesabına bırakılmamalıdır. Geçmiş kayıpların telafisi için refah payı verilmesi gerekiyor” dedi.
Özalp, ücret politikalarında temel hedefin çalışanların ve emeklilerin alım gücünü korumak olması gerektiğini belirterek, yapılacak düzenlemelerin vatandaşın günlük yaşamına doğrudan yansıyacak nitelikte olması çağrısında bulundu.