|
Tweet |
Bülent Ecevit’in İngiltere’de bulunduğu yıllardaki gözlemlerini hatırlatan Pehlivanoğlu, yönetici kesimlerle vatandaşların ekonomik sıkıntıları aynı ölçüde paylaşmasının toplum bilinci açısından önem taşıdığını savundu. Ecevit’in 1946-1950 yılları arasında Londra’daki Türk Basın Ataşeliğinde görev yaptığı TBMM kaynaklarında da yer alıyor.
ECEVİT’İN İNGİLTERE GÖZLEMLERİNİ HATIRLATTI
Pehlivanoğlu, İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’de uygulanan kısıtlamalara ilişkin Bülent Ecevit’in aktardığı gözlemlere dikkat çekti. Ecevit’in İngiltere üzerine yazılarında savaş sonrası toplumsal düzen, ekonomik eşitsizlikler ve dayanışma gibi başlıkları ele aldığı görülüyor.
Pehlivanoğlu, Ecevit’in savaş sonrasında halkın farklı kesimleriyle yöneticilerin aynı ekonomik kısıtlamalara tabi olmasını toplumsal dayanışmanın önemli bir örneği olarak değerlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımı kendi ifadesiyle “İngiliz Milliliği” olarak tanımladı. Pehlivanoğlu’nun aynı değerlendirmeyi daha önce kaleme aldığı bir yazısında da kullandığı görülüyor.
“BİZDE SIKINTININ YÜKÜ KİMİN OMUZLARINDA?”
Türkiye’deki ekonomik koşulları bu örnek üzerinden değerlendiren Pehlivanoğlu, “Bugün kendimize sormamız gereken soru şudur: Yaşanan ekonomik sıkıntıları toplumun bütün kesimleri gerçekten birlikte mi göğüslüyor? Yoksa yükün büyük kısmı dar gelirlinin, emeklinin, işçinin ve yoksul vatandaşın omuzlarında mı kalıyor?” ifadelerini kullandı.
Pehlivanoğlu, millilik ve toplumsal dayanışmanın yalnızca söylem üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, yönetenlerle vatandaşlar arasındaki yaşam koşulları ve ekonomik yük paylaşımının da tartışılması gerektiğini belirtti.
GÜNDEME GELEN FON İDDİALARINA DİKKAT ÇEKTİ
Son dönemde kamuoyuna yansıyan fon tartışmalarına da değinen Pehlivanoğlu, çok sayıda vatandaşın maddi kayıp yaşadığı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Konuya ilişkin kullandığı “fon soygunu” nitelemesinin kendi değerlendirmesi olduğunu belirten Pehlivanoğlu, sorumluların ve varsa ihmallerin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
“Vatandaş ekonomik sıkıntıyla mücadele ederken insanların birikimlerini kaybettiği yönündeki iddialar varsa bunların üzeri örtülmemelidir. Kim sorumluysa hukuk önünde ortaya çıkarılmalı, vatandaşın hakkı korunmalıdır.” şeklinde konuştu.
“NASIL DÜZELTECEĞİMİZİ HEP BİRLİKTE KONUŞMALIYIZ”
Türkiye’nin yalnızca ekonomik değil; sosyal, kültürel, siyasi ve ahlaki sorunlarla da karşı karşıya olduğunu değerlendiren Pehlivanoğlu, çözüm için toplumsal sorumluluk ve adalet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Pehlivanoğlu, “Ülkemizdeki yoksulluğu ne ölçüde paylaşıyoruz? Yönetenler ile yönetilenler aynı fedakârlığı gösteriyor mu? Asıl konuşmamız gereken bunlardır. Nasıl düzeleceğimizin cevabını gecikmeden hep birlikte bulmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.