|
Tweet |
“Mutfaktaki Yangın Kadınların Sorumluluğunda”
TÜFE’nin nisan ayında aylık yüzde 4,18, yıllık ise yüzde 32,37 olarak açıklandığını hatırlatan Tahmilci, ancak temel tüketim kalemlerindeki artışın çok daha belirleyici olduğuna dikkat çekti.
“Gıda fiyatlarındaki yıllık yüzde 34,55’lik artış doğrudan mutfağı etkiliyor. Konut ve enerji giderlerindeki yüzde 46,60’lık yükseliş ise ev bütçesini altüst ediyor. Bu tabloyu en yakından yaşayanlar kadınlar” dedi.
“Kadın Yoksulluğu Derinleşiyor”
Tahmilci, özellikle dar gelirli ve tek başına çocuk büyüten kadınların ekonomik baskıyı daha yoğun hissettiğini belirtti. Ulaştırmadaki yüzde 35,06’lık yıllık artışın da çalışan kadınlar için ek bir yük oluşturduğunu ifade etti.
“174 harcama kaleminin 147’sinde artış yaşanması, fiyat yükselişinin hayatın her alanına yayıldığını gösteriyor. Bu durum kadın yoksulluğunu daha görünür hale getiriyor” diye konuştu.
“Ekonomik Kriz Sosyal Hayatı da Etkiliyor”
Artan yaşam maliyetlerinin yalnızca alışveriş sepetini değil, kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu da etkilediğini belirten Tahmilci, birçok kadının kendi ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kaldığını söyledi.
“Kadınlar önce çocuklarının, sonra evin ihtiyaçlarını düşünüyor. Kendi sağlığını, sosyal yaşamını geri plana atıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil” dedi.
“Çözüm Sosyal Destek ve Eşitlikçi Politikalar”
Tahmilci, enflasyonla mücadelede kadınları merkeze alan sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Kadın istihdamını artıracak, kreş ve bakım desteklerini yaygınlaştıracak adımların önemine dikkat çekti.
Açıklamasının sonunda Tahmilci, “Ekonomik veriler açıklanabilir; ancak önemli olan bu verilerin kadınların hayatında nasıl karşılık bulduğudur. Kadınların yükünü hafifletmeyen hiçbir ekonomi politikası başarılı sayılmaz” ifadelerini kullandı.