|
Tweet |
YENİ YERLEŞİM YENİ ULAŞIM PLANI GEREKTİRİR
6 Şubat depremlerinin ardından Antakya’nın yerleşim yapısında önemli değişiklikler yaşandığını belirten Tanrıcı, yeni konut bölgelerine taşınan nüfusla birlikte toplu taşıma güzergâhlarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tanrıcı şunları söyledi:
“Deprem öncesindeki Antakya ile bugün yeniden şekillenen Antakya aynı değil. İnsanlarımızın yaşadığı bölgeler değişiyor, yeni konut alanları oluşuyor. Dolayısıyla ulaşımı eski şehir düzenine göre planlamaya devam edemeyiz. Vatandaşımız yeni evine taşınmadan önce o bölgenin toplu taşıma ihtiyacı belirlenmeli. İnsanlarımız anahtarını aldığı gün ‘Buradan şehir merkezine nasıl gideceğim?’ sorusunun cevabını da bilmelidir.”
ÖĞRENCİ, YAŞLI VE HASTALAR ÖNCELİKLİ OLMALI
Toplu taşımanın özellikle özel aracı bulunmayan vatandaşlar açısından temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Tanrıcı, yeni güzergâhların belirlenmesinde öğrenciler, yaşlılar, engelliler ve sağlık hizmetine düzenli ulaşması gereken vatandaşların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Tanrıcı şöyle konuştu:
“Her vatandaşımızın otomobili yok. Sabah okula gidecek öğrencimiz var, hastaneye yetişmesi gereken yaşlımız var, işe giden çalışanımız var. Bir insanımız hastaneye ulaşmak için birkaç araç değiştirmek veya uzun süre beklemek zorunda kalıyorsa orada ulaşım planlamasını yeniden değerlendirmemiz gerekir. Toplu taşıma sosyal belediyeciliğin en temel hizmetlerinden biridir.”
KONUT İLE ŞEHİR MERKEZİ ARASINDA HAYAT KURULMALI
Yeni konut bölgelerinin yalnızca şehir merkezine değil; hastanelere, okullara, kamu kurumlarına, çarşıya ve ticaret alanlarına doğrudan veya kolay aktarmalı ulaşım imkanlarına sahip olması gerektiğini belirten Tanrıcı, sefer sıklığının da nüfus yoğunluğuna göre planlanmasını istedi.
“Bir güzergâha otobüs koymak tek başına yeterli değildir. Sabah işe ve okula gidiş saatlerinde kaç sefer var? Akşam vatandaşımız evine rahat dönebiliyor mu? Hafta sonu ulaşım nasıl sağlanıyor? Son sefer kaçta? Bunların tamamı vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkiliyor. Yeni yerleşimlerin nüfusu arttıkça araç ve sefer sayıları da buna göre artırılmalıdır.”
ULAŞIM ESNAFIN CANLANMASINA DA KATKI SAĞLAR
Ulaşımın Antakya’nın ekonomik toparlanması açısından da önemli olduğunu belirten Tanrıcı, yeni yerleşimlerle şehir merkezindeki ticari alanlar arasında güçlü bağlantı kurulmasının esnaf açısından fayda sağlayacağını ifade etti.
“Vatandaşımızı şehirden koparırsak çarşımızı da zayıflatırız. Yeni konutlarda yaşayan insanlarımız Antakya merkezine rahatça gelebilmeli, alışverişini yapabilmeli, esnafımıza ulaşabilmelidir. Aynı şekilde yeni yaşam alanlarında oluşacak ticari hareketlilik de ulaşım ağıyla desteklenmelidir. Konut, ulaşım ve ticaret birbirinden ayrı planlanamaz.”
“ANTAKYA’YI BİRBİRİNDEN KOPUK KONUT ADALARINA DÖNÜŞTÜRMEYELİM”
Tanrıcı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Depremden sonra önümüzde yeni bir şehir kurma sorumluluğu bulunuyor. Bu fırsatı doğru değerlendirmeliyiz. Antakya’yı birbirinden kopuk konut alanlarından oluşan bir şehir haline getirmemeliyiz.
İlgili belediyelerimiz ve kurumlarımız yeni konut bölgelerinin ulaşım ihtiyaçlarını vatandaşlarımızla birlikte belirlemeli; güzergâhları, sefer sayılarını ve aktarma imkanlarını yeni nüfus dağılımına göre düzenlemelidir.
Biz istiyoruz ki depremzede kardeşimiz yeni yuvasının anahtarını aldığında hayatı zorlaşmasın, kolaylaşsın. Evinden çıktığında okuluna, işine, hastanesine ve çarşıya güvenli ve makul şartlarda ulaşabilsin.
Antakya’yı yeniden inşa etmek sadece binaları yan yana dizmek değildir. İnsanları birbirine, mahalleleri merkeze ve vatandaşımızı şehrin hayatına bağlamaktır. Yeni konut yapmak yetmez; vatandaşımızı da şehre bağlamak gerekir.”