Bugun...



Başkan Rauf Saklı: Teşkilatlı Toplum Hayat Kurtarır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Cumhuriyet Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Rauf Saklı, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, afetlere hazırlığın yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Saklı, güçlü teşkilatlanmanın, doğru koordinasyonun ve toplumsal bilincin afetlerin yıkıcı etkisini azaltacağını söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 16-08-2026 12:36

Başkan Rauf Saklı: Teşkilatlı Toplum Hayat Kurtarır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Saklı, “17 Ağustos, milletimizin hafızasına kazınan büyük bir acıdır. Depremden sonra gösterdiğimiz dayanışmayı, depremden önce göstereceğimiz örgütlü hazırlığa dönüştürmek zorundayız. Afet anında güçlü teşkilatlanma ve doğru koordinasyon hayat kurtarır” dedi.

17 AĞUSTOS’TAN DERS ÇIKARMALIYIZ

17 Ağustos’un yalnızca geçmişte yaşanan büyük bir felaket olarak görülmemesi gerektiğini belirten Saklı, kaybedilen insanların hatırasına karşı en önemli sorumluluğun güvenli şehirler kurmak olduğunu söyledi.

Saklı şunları söyledi:
“17 Ağustos yalnızca takvimde yer alan bir tarih değildir. O gece yakınlarını kaybeden ailelerimizin acısı hâlâ ilk günkü kadar derindir. Bizim görevimiz bu büyük acıyı yalnızca anmak değil, ondan ders çıkarmaktır. Çocuklarımız aynı korkuları yaşamasın diye bugünden hazırlık yapmak zorundayız.”

TEŞKİLATÇILIK AFETTE DE HAYATİDİR

Cumhuriyet Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı olarak görev yapan Saklı, mahallelerden ilçelere kadar toplumun afetlere karşı organize edilmesinin önemine dikkat çekti.

“Teşkilat demek, insanların ortak bir amaç etrafında organize olması demektir. Deprem anında da buna ihtiyacımız vardır. Her mahallede gönüllü ekipler oluşturulmalı, vatandaşlarımız temel afet ve ilk yardım eğitimlerinden geçirilmeli, muhtarlarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar yerelde görev alabilecek herkes önceden organize edilmelidir. Deprem meydana geldikten sonra birbirimizi aramaya değil, kimin nerede ve ne yapacağını bilmeye ihtiyacımız vardır.”

ÇALIŞMA ALANLARI DA GÜVENLİ OLMALI

Cumhuriyet Emek Partisi’nin emek mücadelesine verdiği önem doğrultusunda iş yerlerindeki yapı güvenliğine de dikkat çeken Saklı, deprem hazırlığının yalnızca konutlarla sınırlandırılmaması gerektiğini ifade etti.

“İşçimiz fabrikada, esnafımız dükkânında, memurumuz kamu binasında, öğretmenimiz okulunda çalışıyor. Milyonlarca insanımız gününün önemli bir bölümünü iş yerlerinde geçiriyor. Bu nedenle fabrikalarımız, sanayi sitelerimiz, iş merkezlerimiz, okullarımız ve kamu binalarımız da güvenli olmak zorundadır. Emekçinin canı, üretimden ve kazançtan önce gelir.”

DAYANIŞMAYI TESADÜFE BIRAKAMAYIZ

Depremlerin ardından Türk milletinin ortaya koyduğu dayanışmanın son derece kıymetli olduğunu belirten Saklı, bu toplumsal gücün önceden planlanarak afet hazırlığının bir parçası hâline getirilmesi gerektiğini söyledi.

“Milletimiz dara düştüğünde birbirine koşmayı bilir. Bunun sayısız örneğini gördük. Ancak iyi niyet ve dayanışma tek başına yeterli değildir. Eğitimli, organize ve koordineli bir dayanışma çok daha fazla hayat kurtarır. Hangi mahallede hangi ekibin görev yapacağı, hangi vatandaşın hangi eğitimi aldığı, araç ve ekipmanların nerede bulunduğu önceden bilinmelidir.”

ACIMIZI ÖRGÜTLÜ HAZIRLIĞA DÖNÜŞTÜRELİM

Türkiye’nin afetlere hazırlanmasında merkezi yönetim, belediyeler, meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sivil toplum arasında kalıcı bir koordinasyon kurulması gerektiğini vurgulayan Saklı, 17 Ağustos’ta hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı.

Saklı sözlerini şöyle tamamladı:
“Afetlere karşı en büyük güçlerimizden biri örgütlü ve bilinçli toplumdur. Mahalle mahal hazırlanmalı, vatandaşımıza afet eğitimi vermeli, riskli yapılarımızı dönüştürmeli, çalışanlarımızın bulunduğu iş yerlerini güvenli hâle getirmeli ve yerel afet organizasyonlarını güçlendirmeliyiz. Bir afet meydana geldiğinde ilk dakikalarda yalnızca devletimizi değil, birbirimizi de bulabileceğimiz bir sistem kurmalıyız. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Onların hatırasına karşı görevimiz, acıyı yılda bir gün hatırlamak değil, aynı acıların bir daha yaşanmaması için yılın 365 günü hazırlıklı olmaktır.”




Kaynak: 22haber.com.tr

Bu haber 5632 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI