|
Tweet |
BİR ÜNİTE KAN BİRDEN FAZLA HASTAYA ULAŞABİLİYOR
Kan bağışının yalnızca acil durumlarda ihtiyaç duyulan bir yardım olmadığını belirten Parıltı, bağışlanan kanın uygun koşullarda farklı bileşenlere ayrılarak çeşitli hastaların tedavisinde kullanılabildiğini ifade etti.
Parıltı şunları söyledi: “Bir bağıştan elde edilen kan bileşenleri farklı hastaların tedavisinde kullanılabiliyor. Bu nedenle halk arasında kullandığımız ‘Bir bağış üç cana umut olabilir’ sözü çok anlamlıdır. Birkaç dakikanızı ayırarak hiç tanımadığınız insanların yaşam mücadelesine katkı sunabilirsiniz. Bundan daha güçlü bir dayanışma örneği olabilir mi?”
GENÇLERİMİZİ DÜZENLİ BAĞIŞÇI OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ
Genç nüfusun kan bağışı konusunda daha fazla bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Parıltı, ilk kez bağış yapacak gençlerin bu davranışı düzenli hale getirmesinin gelecekteki kan stoklarının sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu söyledi.
Parıltı, “Gençlerimize özellikle seslenmek istiyorum. Sağlığınız ve bağış şartlarınız uygunsa kan bağışını hayatınızın bir parçası haline getirin. Bir kez bağış yapmak çok kıymetli, bunu düzenli hale getirmek ise çok daha büyük bir toplumsal katkıdır. Bugün kazanacağımız genç bağışçılar gelecekte binlerce hastamıza umut olacaktır.” ifadelerini kullandı.
KAN FABRİKADA ÜRETİLEMİYOR
Kan ihtiyacının teknolojik veya ekonomik imkânlarla tek başına karşılanamayacağını vurgulayan Parıltı, ihtiyaç duyulan kanın sağlıklı gönüllü bağışçılardan temin edilmesinin önemine dikkat çekti.
Parıltı, “Bazı ihtiyaçları satın alabilir, bazı ürünleri üretebilirsiniz. Ancak ihtiyaç duyulan kanın kaynağı insandır. Bu nedenle gönüllü ve düzenli kan bağışçılarımız sağlık sistemimiz açısından çok değerlidir. Hastanelerde kan bekleyen vatandaşlarımızın umudu, başka bir insanın gönüllü olarak uzattığı koldadır.” dedi.
KAN BAĞIŞINI SADECE ACİL DURUMLARDA HATIRLAMAYALIM
Toplumda kan bağışının çoğu zaman bir yakının ihtiyacı olduğunda veya acil çağrı yapıldığında gündeme geldiğini belirten Parıltı, bu anlayışın düzenli bağış kültürüne dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Parıltı, “Kan ihtiyaç ortaya çıktıktan sonra aranmaya başlanacak bir ürün değildir. İhtiyaç duyulduğu anda hazır bulunabilmesi için önceden bağışlanması gerekir. Bu nedenle vatandaşlarımızdan bir yakınlarının kana ihtiyaç duymasını beklemeden düzenli bağışçı olmalarını istiyoruz.” diye konuştu.
ÜNİVERSİTELERDE VE GENÇLİK ALANLARINDA FARKINDALIK ARTIRILMALI
Mersin’in önemli bir genç ve öğrenci nüfusuna sahip olduğunu belirten Parıltı, üniversiteler, eğitim kurumları ve gençlerin yoğun bulunduğu alanlarda kan bağışı bilincinin daha da yaygınlaştırılmasının önem taşıdığını söyledi.
Parıltı, “Gençlerimiz sosyal sorumluluk konusunda son derece duyarlı. Onlara doğru bilgiyi ulaştırdığımızda çok güçlü bir dayanışma ortaya koyuyorlar. Üniversitelerimizde ve gençlik çalışmalarımızda kan bağışını daha fazla konuşmalı, ilk kez kan verecek gençlerimizin sorularını yanıtlamalı ve gönüllü bağışçılık kültürünü birlikte büyütmeliyiz.” dedi.
PARILTI: MERSİN’İN GENÇLERİNE GÜVENİYORUZ
Gençlere yönelik çağrısını yineleyen Parıltı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir insanın hayatına dokunmak için onu tanımak zorunda değilsiniz. Belki verdiğiniz kan bir çocuğa, belki ameliyat bekleyen bir anneye, belki de hayatında hiç karşılaşmayacağınız bir vatandaşımıza umut olacak. Mersin’in gençlerinin yardımseverliğine ve dayanışma ruhuna güveniyoruz. Sağlığı ve şartları uygun bütün gençlerimizi Türk Kızılay’ın kan bağışı noktalarına davet ediyoruz. Bir bağış, birden fazla hayata umut olabilir. Gelin, iyiliği birlikte çoğaltalım.”