|
Tweet |
SORU SORMAK DÜŞÜNMENİN KAPISINI AÇIYOR
Eğitim hayatında öğrencilere hazır bilgilerin aktarılması kadar onların merak duygusunun geliştirilmesinin de önemli olduğunu ifade eden Ali Yüksel, Türkçeyi etkili kullanabilen bir gencin neyi merak ettiğini daha açık biçimde ortaya koyabileceğini kaydetti. Yüksel, kelime hazinesi genişledikçe insanların olaylar arasındaki farklılıkları daha ayrıntılı biçimde ifade edebildiğini ve düşüncelerini daha sağlam bir zeminde tartışabildiğini belirtti.
“GENÇLERİMİZ SADECE CEVAPLARI DEĞİL DOĞRU SORULARI DA ARAMALI”
Bilgiye ulaşmanın geçmişe göre çok daha kolay hâle geldiğini ancak ulaşılan her bilginin doğru kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Çocuklarımız ve gençlerimiz okudukları bir metnin ne söylediğini anlamanın yanında neden söylendiğini de sorgulayabilmeli. Doğru soruyu kurabilmek için düşünceyi doğru kelimelerle ifade edebilmek gerekir. Türkçeye hâkimiyet, gençlerimizin merakını ve araştırma isteğini besleyen önemli bir güçtür.” ifadelerini kullandı.
YÜKSEL: “DİLİMİZİ EZBERİN DEĞİL DÜŞÜNCENİN ANAHTARI YAPALIM”
Türkçenin eğitim hayatında yalnızca bir ders başlığı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ali Yüksel, “Gençlerimizin okuduğunu anlayan, farklı görüşleri karşılaştırabilen, soru sorabilen ve ulaştığı sonucu kendi cümleleriyle anlatabilen bireyler olarak yetişmesini önemsemeliyiz. Bunun temelinde güçlü bir ana dil eğitimi vardır. Türkçemizi ezberlenen kalıpların değil; merakın, araştırmanın ve özgün düşüncenin dili olarak geleceğe taşıyalım. Bu duygu ve düşüncelerle 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum.” ifadelerini kullandı.