|
Tweet |
Tarık Akın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir devletin kurumsal güvenliği yalnızca sınırlarıyla değil, içerideki şeffaflık ve liyakat mekanizmalarıyla korunur. Bugün devletin en yetkili pozisyonlarına sahte diplomalarla erişim sağlandığı iddiası, bir güvenlik açığı değil, doğrudan bir sistem krizidir. Bu tablo, yalnızca eğitim değil; adalet, idare ve hatta milli güvenlik başlıklarında da alarm zillerinin çaldığını göstermektedir.”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “sahte diploma skandalı devlet krizinin son perdesidir” sözlerini hatırlatan Akın, sürecin bir siber güvenlik ve istihbarat meselesi boyutuyla da ele alınması gerektiğini vurguladı:
“Devletin bilişim altyapısına sızarak, resmi belgeler üretip, sistemde diploma ve sertifika kayıtları oluşturan bir yapıdan söz ediliyor. Bu durum yalnızca bir adli soruşturma dosyası değil; devletin dijital egemenliği ve kamu güvenliği açısından en ciddi tehditlerden biridir. Liyakatsizlik, bu yapıları besleyen zeminin ta kendisidir.”
Tarık Akın, Zafer Partisi Aydın İl Başkanlığı olarak bu süreci tüm yönleriyle takip edeceklerini belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Genel Merkezimizin talimatıyla bu konuda yerel düzeyde de hukuk birimlerimiz süreci izlemektedir. Bu iddiaların üzeri örtülemez, geçiştirilemez. Aydın’da herhangi bir kamu kurumu veya eğitim kuruluşuyla bağlantılı gelişmeler olması durumunda, halkımızın yanında ve sürecin takipçisi olacağız. Devletin çürümeye karşı korunması, yalnızca muhalefetin değil, her yurttaşın namus borcudur.”
Açıklamanın sonunda Başkan Akın, vatandaşlara da çağrıda bulunarak şu ifadelere yer verdi:
“Zafer Partisi olarak bu konunun bir seçim gündemi değil, bir devlet güvenliği meselesi olduğunu vurguluyoruz. Sahte belgeyle makam işgal edenlerin değil, alın teriyle çalışanların onurlandırıldığı bir Türkiye için mücadelemiz sürecek. Milletimize doğruluğu teyit edilmiş bilgiyle yaklaşmayı görev biliyor, bilgi kirliliğine karşı tüm vatandaşlarımızı dikkatli ve duyarlı olmaya davet ediyoruz.”