|
Tweet |
Akol açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Basının özgür olmadığı bir ülkede halkın da özgür olması mümkün değildir. Bugün Türkiye'de gazetecilik yapanlar adeta diken üstünde çalışıyor. Sansür yasaları, oto sansür baskısı, gözaltılar ve tutuklamalarla gazetecilik mesleği adım adım boğuluyor. Gerçekleri yazan gazeteciler ya mahkeme salonlarında ya da dört duvar arasında. Bu utanç hepimize yeter."
Demokrasinin olmazsa olmaz unsurlarından birinin özgür basın olduğunu hatırlatan CHP’li Akol, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bugün kalemiyle halkın sesi olmaya çalışan onlarca gazeteci, hukuksuz gerekçelerle cezaevinde tutuluyor. Gerçeği yazmak suç değildir. Sözde değil, gerçekten özgür ve bağımsız bir medya için mücadele etmek, tüm demokratların boynunun borcudur. Sansürle, korkuyla, baskıyla ne halk susturulur ne de hakikat gizlenir.”
Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un bir kutlama değil, bir mücadele günü olduğunu vurgulayan Hüseyin Akol, "Sansürün kalktığı değil, gerçeklerin konuşulabildiği bir Türkiye umuduyla, tüm basın emekçilerinin yanındayız." dedi.