|
Tweet |
Başkan Hakan Yazıcı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir ülkede akademisyenlik makamı; bilginin, emeğin ve liyakatin birleştiği kutsal bir sorumluluktur. Sahte diploma ve usulsüz atama iddiaları, yalnızca hukuk sisteminin değil, kamu vicdanının da gündemindedir. Gündeme gelen ‘400 akademisyen’ söylemiyle yayılan haberlerin ardından oluşan bilgi kirliliği, üniversitelerimize, öğrencilerimize ve eğitim sistemimize zarar verme potansiyeli taşımaktadır.”
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve soruşturma kapsamında hiçbir akademisyenin şüpheli sıfatıyla yer almadığının belirtildiğini hatırlatan Yazıcı, bu açıklamaların kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından değerli olduğunu ifade etti.
“Ancak her ne kadar resmi makamlar tarafından yalanlanmış olsa da, bu tarz spekülasyonların geniş yankı bulması sistemin şeffaflığının sorgulandığını göstermektedir. Eğitim gibi toplumun temel direklerinden birinde güven zedelenirse, bunu onarmak yalnızca hukukla değil, aynı zamanda yönetsel iletişimle mümkündür.”
Hakan Yazıcı, Anahtar Parti’nin bu süreçteki yaklaşımının spekülasyon üretmek değil, sorumlu yurttaş bilinciyle süreci takip etmek olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Biz Anahtar Parti olarak meseleyi herhangi bir siyasi hesaplaşmanın ötesinde, kamu yararı ve toplumsal istikrar perspektifinden değerlendiriyoruz. Akademik unvanların sorgusuz kabul edildiği bir yapı değil, denetime açık, kurumsal güvenin egemen olduğu bir sistem esas alınmalıdır. Bu yönde atılacak her olumlu adım, toplumda yeniden güven inşasına katkı sağlayacaktır.”
Yazıcı açıklamasını, bilgiye erişimin doğru kaynaklardan sağlanması gerektiği vurgusuyla tamamladı:
“Kamuoyunun, sosyal medya ya da teyide muhtaç içerikler yerine, resmi makamların net ve belgeli açıklamalarını esas alması önem arz etmektedir. Eğitim sisteminin itibarı, günübirlik tartışmalardan korunmalı; her iddia dikkatle, ama sorumlulukla ele alınmalıdır.”