|
Tweet |
TÜİK’E GÖRE BİLE TABLO AĞIR
Saadet Partisi Bilecik İl Başkanı Ethem Ersöz, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“TÜİK verilerini ne yazık ki artık toplumun büyük bir kesimi güvenilir ve yeterli bulmuyor. Buna rağmen bazı noktalarda ‘TÜİK’e göre bile’ demek zorunda kalıyoruz. Bu ifade, devlet kurumlarının itibarının hangi noktaya geldiğini göstermesi bakımından ayrıca düşündürücüdür.”
VERİLERİN TANIMI DEĞİŞTİKÇE GERÇEKLER GİZLENEMEZ
Ersöz, ekonomik göstergelerin sağlıklı değerlendirilebilmesi için ölçüm yöntemlerinin sürekli değiştirilmemesi gerektiğini belirterek, şu maddelere dikkat çekti:
1.İşsizlik, gelir, gider ve borç tanımları sürekli değiştirilerek gerçek tablo perdelenemez.
2.Aynı veri havuzundan isteyen olumlu, isteyen olumsuz sonuç çıkarabilir; önemli olan anlamlı göstergelerin tanımı değişmeden uzun süre takip edilmesidir.
3. Rakamlarla oynayarak kısa dönemli algı oluşturulabilir ancak uzun vadede ekonomik gerçeklerin ortaya çıkması kaçınılmazdır.
4.TÜİK’e göre bile düşük gelirli hanelerin harcamalarının büyük bölümü gıda ve barınmaya gitmektedir. Bu, vatandaşın bütçesinin temel ihtiyaçlar arasında sıkıştığını göstermektedir.
5.Solunum, beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçları karşılamak insanın canlı olduğunu gösterir ancak bu tek başına yaşamak değildir.
6.
6. İnsan için yaşamak; saygın bir birey olarak hayata katkı sunmak, ailesine güvenli bir gelecek hazırlamak ve kendisinden daha donanımlı nesiller yetiştirebilmektir.
VATANDAŞIN HAYAT KALİTESİ ESAS ALINMALI
Saadet Partisi Bilecik İl Başkanı Ethem Ersöz, ekonomik başarı ölçütünün yalnızca istatistik tabloları değil, vatandaşın günlük hayatındaki karşılığı olması gerektiğini vurguladı.
Ersöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün vatandaşın geliri, insanca yaşamaya değil, sadece ayakta kalmaya yetmektedir. İnsanlarımız kira, gıda, fatura ve borç arasında sıkışmış durumdadır. Ekonomi rakamlardan ibaret değildir. Gerçek başarı; vatandaşın evine huzurla ekmek götürebilmesi, çocuklarının geleceğine umutla bakabilmesi ve saygın bir hayat sürebilmesidir. Türkiye’nin ihtiyacı, rakamları makyajlamak değil, vatandaşın hayatını gerçekten iyileştirmektir.”