|
Tweet |
Sahte Başarılar, Gerçek Emekleri Ezemez
Açıklamasında eğitim sistemine duyulan güvenin zedelendiğini dile getiren Tümenci, “Bugün bir gencimiz yıllarını verip bir üniversite kazanmak için çabalarken; başka birinin masa başında sahte bir belgeyle akademik unvanlara kavuşması, sadece bireysel değil, toplumsal bir vicdan yarasıdır. Bu tablo, ne adil ne de sürdürülebilirdir” değerlendirmesinde bulundu.
Yükseköğretim Skandallarla Anılamaz
Cebrail Tümenci, yükseköğretim sisteminin ancak liyakat, ehliyet ve denetlenebilirlik ilkeleriyle güçlendirilebileceğini vurgulayarak, “Üniversiteler, bilimin, ahlakın ve ortak aklın rehberliğinde var olmalıdır. Sahte diplomalarla üniversiteye giren bir kişinin, hakikatle bağı kalmaz. Ne öğreteceği değil, neye zarar vereceği tartışılır hale gelir” ifadelerini kullandı.
Kurumsal Ahlak, Hukuki Sorumlulukla Güvence Altına Alınmalıdır
Tümenci, sözlerini şu cümlelerle noktaladı:
“Bu tür iddialar karşısında sadece kişiler değil, ilgili tüm kurumlar da hesaba çekilmelidir. Kurumsal ahlak, bireysel suistimalleri tolere edecek kadar esnek olamaz. Saadet Partisi olarak, eğitimde fırsat eşitliğini, kamu atamalarında adaleti ve toplumsal vicdanı esas alan bir yönetim anlayışının savunucusuyuz. Aksi takdirde, sadece üniversiteler değil, geleceğimizin tüm temelleri çatırdar.”